*Bu makale Vergi Bülteni’nin 7. Sayısında yayınlanmıştır.
**VUK 113–114 Zamanaşımı Hesaplama (Takdire Sevk) Robotuna burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.
İÇİNDEKİLER
1. Giriş
Tarh zamanaşımı Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 113. maddesinde zamanaşımı süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması şeklinde tanımlanmıştır. VUK’un 114. maddesinde ise vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı belirtilmiştir. Maddenin devamında ise matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımı süresini durduracağı, şarta bağlı istisna veya muafiyet uygulamalarında alınmayan vergiler için zamanaşımı süresinin istisna veya muafiyet şartlarının ihlâl edildiği tarihi takip eden takvim yılı başından başlayacağı ve damga vergisine tabi vergi ve cezalarda zamanaşımı gibi özellikli durumlardan bahsedilmiştir.
Bu makalemizde ilgili madde zamanaşımı ile ilgili olarak bahsi geçen özellikli durumların yanı sıra mücbir sebep, tasfiye hali gibi hususlardan örneklerle birlikte bahsederek tarh zamanaşımını incelemeye çalışacağız.
2. Tarh Zamanaşımının Mahiyeti
VUK’un 113. maddesinde zamanaşımının mükellefin bu hususta müracaatı olup olmadığına bakılmaksızın hüküm ifade edeceği belirtilmiştir. Yani vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler mükellefin herhangi bir müracaatına gerek kalmadan zamanaşımına uğramış sayılmaktadır. Ancak her ne kadar zamanaşımına uğramış olsa bile mükellefin ilgili vergi/cezayı ödemek istemesi halinde ödeyebileceği de unutulmamalıdır. Zamanaşımına uğramış vergi ve cezalar için herhangi bir tebliğ yapılamaz ve mükellef incelemeye alınamaz. Bu nedenle vergi dairesinde özellikle vergilendirme servisleri için zamanaşımı hazine zararına sebebiyet verilmemesi açısından oldukça önemli bir husus sayılmaktadır.
3. Tarh Zamanaşımını ile İlgili Özellikli Durumlar
3.1. Takdir Komisyonuna Sevkte Zamanaşımı
VUK’un 114. maddesinde vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımını durduracağı belirtilerek duran zamanaşımının komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edeceği belirtilmiştir.
Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse:
Mükellef 2019 Ekim dönemi KDV beyannamesinin verilmemesi nedeniyle 20/12/2024 tarihinde takdire sek edilmiştir. Komisyon kararı ise vergi dairesine 10/06/2025 tarihinde tevdii edilmiştir.
Özetlemek gerekirse;
Beyanname: 10/2019 KDV Beyannamesi Normal zamanaşımı süresi: 31/12/2024 Takdir Komisyonuna sevk tarihi: 20/12/2024
Komisyon kararının vergi dairesine tevdi tarihi: 10/06/2025
Bu durumda ilgili madde metni incelendiğinde zamanaşımının takdir komisyonuna başvurulması durumunda duracağı ve kararın vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden devam edeceği belirtilmiştir. Burada ‘’kaldığı yerden’’ ibaresi önem arz etmektedir. Örnek incelendiğinde 20/12/2024 tarihinde takdire sevkin yapıldığı ve normal şartlar altında zamanaşımı süresinin 31/12/2024 tarihinde dolacağı görülmektedir. Yani ilgili beyanname için takdire sek işlemi yapılırken zamanaşımının dolmasına 12 gün vardır. Yani takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdiine kadar duran süre aslında 12 gündür. Bu durumda işlemeyen süre kaldığı yerden devam edeceğinden takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdii tarihine 12 gün eklenilmesi gerekmektedir. Bu durumda yeni zamanaşımı tarihi 10/06/2025 + 12 gün = 22/06/2025 tarihi olacaktır. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da takdire sevk edilen tarihin kalan sürenin hesabına dahil edilmesi gerektiğidir (Değirmenci, 2024: 42).
Bununla birlikte takdir komisyonuna sevk işleminin her hal ve takdirde işlemeyen süre bakımından 1 yıldan fazla olamayacağı unutulmamalıdır.
Ayrıca, 400 sıra no’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde takdire sevk işleminin zamanaşımını nasıl etkileyeceğine ilişkin şu örnekler verilmiştir;
Örnek 1
Mükellef, Temmuz 2007 dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamesini vermemiştir. Vergi dairesince, 30/10/200S tarihinde matrah takdiri için ilgili takdir komisyonuna başvurulmuş ve takdir komisyonu kararı vergi dairesine 1c/05/2011 tarihinde tevdi edilmiştir.
Temmuz 2007 dönemine ait zamanaşımı süresi normal şartlarda 31/12/2012 tarihinde sona ermektedir. Bu olayda takdir komisyonunda geçen süre 1 yıldan uzundur. Dolayısıyla, yeni hükümlere göre işlemeyen süre her hal ve takdirde 1 yıldan fazla olamayacağından, zamanaşımı süresi 31/12/2013 tarihinde sona erecektir.
Örnek 2
200c takvim yılı gelir vergisi matrahının takdir edilmesi için 20/S/2011 tarihinde takdir komisyonuna başvurulmuş ve komisyon kararı 10/4/2012 tarihinde vergi dairesine tevdi edilmiştir.
200c takvim yılına ait zamanaşımı süresi normal şartlarda 31/12/2011 tarihinde sona ermektedir. Bu olayda takdir komisyonuna sevk dolayısıyla işlemeyen sürenin, komisyon kararının vergi dairesine tevdi edildiği 10/4/2012 tarihine ilave edilmesiyle bulunan 22/7/2012 tarihinde zamanaşımı süresi sona erecektir.
Örnek 3
200c takvim yılı gelir vergisi matrahının takdir edilmesi için 30/S/2011 tarihinde takdir komisyonuna başvurulmuş ve takdir kararı 30/11/2012 tarihinde vergi dairesine tevdi edilmiştir.
200c takvim yılına ait zamanaşımı süresi normal şartlarda 31/12/2011 tarihinde sona ermektedir. Bu olayda takdir komisyonunda geçen süre 1 yıl 2 aydır. Ancak yeni hükümlere göre işlemeyen süre her hâl ve takdirde 1 yıldan fazla olamayacağından, duran zamanaşımı 30/S/2012 tarihinde işlemeye başlayacak ve 31/12/2012 tarihinde zamanaşımı süresi sona erecektir.’’
3.2. Usulsüzlük ve Özel Usulsüzlük Cezalarında Zamanaşımı
Ceza kesmede zamanaşımı VUK’un 374. Maddesinde açıklanmıştır. Buna göre;
- Vergi ziyaında: vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın birinci gününden başlayarak 5 yıl içinde,
- 353 ve mükerrer 355 inci maddeler uyarınca kesilecek özel usulsüzlük cezalarında, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak 5 yıl içinde
- Usulsüzlükte, usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak iki yıl
Süre geçtikten sonra ceza kesilemeyeceği 336. Maddeye istinaden vergi ziyaı ile usulsüzlüğün birleşmesi halinde ise vergi ziyaı için belirlenen 5 yıllık zamanaşımının dikkate alınacağı belirtilmiştir.
Özel Usülsüzlük Hakkında Örnek: Mükellefin 2019 gelir vergisi beyannamesini vermediği 01/11/2025 tarihinde tespit edilmiş olup herhangi bir işlemin yapılmadığı görülmüştür. 2019 yılı geliri için son zamanaşımı tarihi 31/12/2024’tür. Görüleceği üzere tespit zamanaşımı tarihi geçtikten sonra yapılabilmiştir. Bu nedenle mükellef takdir komisyonuna sevk edilemeyecek ve vergi ziyaı cezası uygulanamayacaktır. Ancak VUK’un 374. maddesi incelendiğinde 353 ve mükerrer 355. Maddede yer alan özel usulsüzlük cezalarında zamanaşımının ‘’usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden’’ başlayacağı ibaresinin yer aldığı görülmektedir. 2019 gelir vergisi beyanname 2020 yılı mart ayı içerisinde verilmesi gerektiğinden usulsüzlüğün 2020 yılında işlendiği görülmektedir. Bu nedenle beyanname verilmemesi sebebiyle işlenen usulsüzlük nedeniyle mükerrer 355. madde gereğince özel usulsüzlük cezasının 31/12/2025 tarihine kadar kesilebileceği anlaşılmaktadır.
Damga Vergisi Hakkında Örnek: Damga vergisi beyannamesinin verilmemesi fiilinde ise hem bir usulsüzlük oluşmuş hem de vergi hiç tahakkuk ettirilmediğinden dolayı vergi zıyaı oluşmuştur. VUK’un 336. Maddesi gereği tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlüğün birlikte işlenmesi halinde bunlara ait cezalardan miktar itibariyle en ağırının kesileceği hüküm altına alınmıştır.
Burada usulsüzlük için beyanname vermeme nedeniyle mükerrer 355. madde değil, VUK 352/1-1 hükmü uygulanmaktadır. Ayrıca beyannamelerin kanuni süresi içinde verilmemesi kanunun 30. maddede yer alan re’sen takdiri gerektiren sebepler arasında sayıldığından ilgili usulsüzlük cezası iki kat olarak uygulanacaktır.
Vergi ziyaı açısından ise 344. maddeye istinaden incelemeye başlanılmamış olması ve takdir komisyonuna sevk edilmemiş olması şartıyla vergi ziyaı yarım kat olarak uygulanacaktır.
Bu örnekte tek bir fiil ile hem vergi ziyaına sebebiyet verildiği hem de usulsüzlük yapıldığı görüldüğünden yarım kat vergi ziyaı cezası ile iki kat usulsüzlük karşılaştırılacak ve ağır olan kesilecektir. Eğer iki kat usulsüzlüğün ağır olması halinde ise 374. maddede belirtildiği üzere usulsüzlük cezaları için belirlenen 2 yıllık zamanaşımının değil, vergi ziyaı için belirlenen 5 yıllık zamanaşımı süresinin dikkate alınması gerekecektir.
3.4. Tasfiye Halinde Zamanaşımı
Kurumlar Vergisi Kanunun 17/1-ç maddesinde bir yıldan fazla süren tasfiyelerde tarh zamanaşımı süresinin tasfiyenin sona erdiği dönemi izleyen yıldan itibaren başlayacağı hususu belirtilmiştir.
Örnek: Mükellef 01/05/2022 tarihinde tasfiyeye girmiş olup tasfiye 10/06/2024 tarihinde son bulmuştur. Bu durumda tasfiye dönemleri için tarh zamanaşımı süresi 2024 yılını takip eden 5 yıl olacaktır. Yani 01/05/2022 – 10/06/2024 tarih aralığı için 31/12/2029 tarihine kadar vergi ve cezalar tarh ve tebliğ edilebilecektir. Tasfiyeden önceki dönemlere ilişkin olarak ise zamanaşımının genel hükümleri geçerli olacak olup 01/05/2022 öncesi dönem için tarh zamanaşımı 31/12/2027 tarihinden sonra son bulacaktır.
3.5. Düzeltme zamanaşımı süresi
VUK’un 116. maddesinde vergi hatası vergiye mütaallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması şeklinde tanımlanmış olup bu maddeyi takip eden maddelerde ise hesap hataları ve vergilendirme hatalarına değinilmiştir. Hatalar idarece fark edilebileceği gibi mükellef müracaatı ile de fark edilebilmektedir.
VUK’un 126. maddesinde ise bahsedilen hataların 114. maddede yazılı zamanaşımı süresi dolduktan sonra düzeltilemeyeceği belirtilmiş olup ardından bazı istisnalar sıralanmıştır. İlgili maddede;
- Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı
- İlan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği
- İhbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre hacizin yapıldığı
tarihten başlayarak bir yıldan aşağı olamayacağı hüküm altına alınmıştır.
Maddeden de anlaşılacağı üzere kanun koyucu yapılan işlemler sonucunda mükellefin haberinin geç olması halinde mükellefe talepte bulunabilmesi ve idareye işlem yapabilmesi için en az bir yıllık ek süre tanımıştır.
4. Mücbir Sebep Hali
VUK’un 13. maddesinde mücbir sebepler; vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk, vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler, kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler ve sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısıyla defter ve vesikalarının elinden çıkmış bulunması gibi haller olarak sayılmıştır.
VUK’un 15. maddesinde ise 13. maddede yazılı mücbir sebeplerden herhangi birinin bulunması halinde bu sebep ortadan kalkıncaya kadar sürelerin işlemeyeceği ve tarh zamanaşımının işlemeyen süreler kadar uzayacağı belirtilmiş ayrıca Hazine ve Maliye bakanlığının mücbir sebep ilan edebileceği hususuna değinilmiştir.
Mücbir sebep hükmünün uygulanabilmesi için mücbir sebebin malum olması veya ilgililer tarafından ispat veya tevsik edilmesi lazımdır.
Örneğin belirli bir bölgeyi kapsayarak gerçekleşmiş olan deprem, sel, yangın gibi afetlerin bölgede yer alan mükelleflerin başvurusu olmadan idare 15. Madde hükümlerini uygulayarak sürelerin işlemesini durdurabilir. Ancak mükellefin şahsi olarak mücbir sebep halinin olduğunu bildirmesi halinde bunu ispat etmesi gerekecektir.
4.1. Mücbir Sebep Halinde Beyannane Verne Süreleri
Mücbir sebep halinde öncelikle zamanaşımının yanı sıra beyanname verme sürelerinde de değişiklik olacaktır.
Sürelerin hesaplanmasında esas dikkat edilecek olan nokta “süreler işlemez” ibaresidir.
Mücbir sebep halinde mücbir sebebin gerçekleştiği gün dahil olmak üzere sadece beyanname verme süresi içindeki günler toplanarak mücbir sebebin sona erdiği güne eklenir.
Örnek vermek gerekirse gelir vergisi beyanname verme süreleri Gelir Vergisi Kanunu 92. maddede belirtildiği üzere ilgili yılı izleyen mart ayının başından 25. Gününe kadar verilir. Ancak 115 no’lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile 1 Nisan 2019 tarihinden itibaren beyanname verme sürelerine ilişkin düzenlemeler yapılmış olup Gelir Vergisi Beyannamesi mart ayı sonuna kadar verilebilecektir.
Örneğimizde mükellef hakkında VUK 13. maddede belirtilen mücbir sebep 25/02/2024 tarihinde vukuu bulmuş ve 15/03/2024 tarihinde son bulmuş olsun. Bu durumda mükellefin beyanname verme süresi durumunu inceleyelim.
| Normal beyanname verme tarih aralığı: | 01/03/2024 – 31/03/2024 |
| Mücbir sebep hali tarih aralığı: | 25/02/2024 – 15/03/2024 |
| Mücbir sebep tarih aralığında beyanname verme dönemini kapsayan tarihler: | 01/03/2024 – 15/03/2024 = 15 gün |
Bu durumda mücbir sebep tarih aralığında beyanname verme dönemini kapsayan günler normal şartlar altında beyanname verilecek son güne eklenecektir. Örneğimizde normal şartlar altında beyanname verme süresinin son günü 31/03/2024 tarihi olduğundan mücbir sebep nedeniyle yeni beyanname verme tarihi 31/03/2024 + 15 gün = 15/04/2024 tarihi olacaktır.
Eğer mücbir sebep hali 05/03/2024 tarihinde başlamış olsaydı 05/03/2024 tarihi ile 15/03/2024 tarihi aralığında geçen 11 günlük süre 31/03/2024 tarihine eklenerek son beyanname verme süresi bulunacaktı.
4.2. Mücbir Sebep Halinde Tarh Zamanaşımı
Mücbir sebepte zamanaşımında da dikkat edilmesi gereken husus 15. maddede yer alan ‘’süreler işlemez’’ ibaresidir. Bir önceki başlıkta açıkladığımız üzere mücbir sebep halinde beyanname verme süreleri işlemediği gibi tarh zamanaşımı süresi de işlemez.
Örnek vermek gerekirse; 25/02/2024 tarihinde mükellef hakkında mücbir sebep hali vukuu bulup 15/03/2024 tarihinde son bulduğu varsayıldığında işlemeyen 20 gün 2024 yılı normal tarh zamanaşımı süresi olan 31/12/2029 tarihine eklenecek ve yeni zamanaşımı süresi 20/01/2030 olacaktır.
5. Mücbir Sebep Halinde Bazı Özellikli Durumlar
Vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır hastalığı bulunan veya doğum yapan meslek mensuplarının mücbir sebep hükümlerinden faydalandırılması
Mükelleflerin 340 ve 346 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen açıklamalar doğrultusunda, beyannamelerini elektronik beyanname gönderme aracılık yetkisi almış bulunan gerçek veya tüzel kişiler vasıtasıyla 340 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekinde yer alan sözleşmelerden durumlarına uyan sözleşmeyi düzenlemek suretiyle elektronik ortamda göndermeleri gerektiği açıklamalarında bulunulmuş olup bu yetki sözleşmesiyle beyanname veren mükelleflerin meslek mensuplarının ağır hastalığının bulunması veya doğum yapmasının da mücbir sebep kapsamında değerlendirileceği 30/11/2021 tarih VUK-137/ 2021-5 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirkülerinde belirtilmiştir.
Buna göre:
5.1. Meslek Mensubunun Ağır Hastalık Hali:
Meslek mensubunun ağır hastalık halinin vergi ödevlerini yerine getirmesine engel olup olmayacağı hususu meslek mensubunun ilgili sağlık kuruluşlarından alacağı raporu idareye sunması sonucu ilgili idarenin sağlık kuruluşuyla yapacağı yazışmalarla belli olacak olup ağır hastalığın vergi ödevlerini yerine getirmeye engel olacağı belirtilmişse beyanname verme süreleri şöyle değişecektir:
Kendi mükellefiyetiyle ilgili olarak vereceği beyannameler için:
Beyanname verme zamanı ağır hastalığın başlangıç ve bitiş tarihleri arasına denk geliyorsa
beyanname verme ve ödeme süresi
Mücbir sebebin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren 15. günün sonuna kadar uzar.
Mücbir sebebin sona erdiği tarihte bildirim/beyanname verme süresine 15 gün veya 15 günden az kalmışsa bildirim/beyanname verme ve ödeme süresi
- Mücbir sebep halinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren 15. gündür.
- 15 günden fazla süre kalmışsa kanuni süresinde verilmesi ve ödenmesi gereklidir.
Meslek mensubunun hastalığının vukuu bulduğu tarihte sözleşmesi olan mükellefler için:
- Beyanname/bildirim verme süresine 15 gün veya daha az süre kalmışsa
- Bunların verilmesi gereken tarihi takip eden 15. günün sonu olarak dikkate alınacaktır. Söz konusu sirkülerde yer alan örnek ise şöyledir: “Örnek 1: Konya Vergi Dairesi Başkanlığı Akşehir Vergi Dairesi Müdürlüğü mükelleflerinden meslek mensubu Bay (A) tarafından ilgili vergi dairesine verilen dilekçe ile kendisine ağır hastalık nedeniyle 7/2/2022 ilâ 3/3/2022 tarihleri arasında (bu tarihler dâhil) rapor verildiği belirtilerek 213 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca kendisi ve beyanname/bildirimlerini vermekte olduğu mükellefleri açısından mücbir sebep hali uygulanması talebinde bulunulması üzerine, Konya Vergi Dairesi Başkanlığı ile ilgili resmi sağlık kuruluşu arasında yapılan yazışma neticesinde söz konusu meslek mensubunun hastalığının, vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır hastalık olduğu ve bu hastalık halinin 7/2/2022 ilâ 3/3/2022 tarihleri arasında söz konusu olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre, meslek mensubunun 7/2/2022 ilâ 3/3/2022 tarihleri arasında mücbir sebep halinde olduğu kabul edilecek ve meslek mensubunun kendisine ait olan ve mücbir sebep dönemine ilişkin verilmesi gereken beyanname/bildirimlerinin verilme ve bu beyanname/bildirimlere istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri, mücbir sebep halinin 3/3/2022 tarihinde sona erdiği dikkate alınarak 18/3/2022 günü sonuna kadar uzayacaktır.
Diğer taraftan, ağır hastalık halinin ortaya çıktığı 7/2/2022 tarihi itibarıyla meslek mensubu ile arasında yapılmış ve geçerli olan “Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi” uyarınca beyanname/bildirimleri bu meslek mensubunca verilen mükelleflerin, beyanname/bildirim verilme süresinin bitimine 15 gün veya daha az süre kalmış beyanname ve bildirimlerinin verilme ve bunlara istinaden tahakkuk eden vergilerinin ödeme süreleri, bunların verilmesi gereken sürenin son gününü takip eden günden itibaren 15 inci güne uzayacaktır.
Bu kapsamda, beyanname ve bildirimleri meslek mensubu Bay (A) tarafından verilen, muhtasar ve katma değer vergisi ile Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli (III) sayılı liste nedeniyle özel tüketim vergisinden mükellefiyeti bulunan bir mükellefin 2022/1 dönemine ilişkin “Alkollü İçecekler, Alkolsüz İçecekler, Tütün Mamulleri ve Makaronlara İlişkin” özel tüketim vergisinin 15/2/2022 olan beyan ve ödeme tarihi 2/3/2022 tarihine uzayacak ancak 2022/1 dönemine ilişkin muhtasar ve katma değer vergisi beyan ve ödemeleri için herhangi bir süre uzaması söz konusu olmayacaktır.”
İlgili sirküler incelendiğinde mücbir sebep halinin meslek mensubu adına olduğu açıkça belirtilmiş olsa da aralarında aracılık ve sorumluluk sözleşmesi bulunan mükellefler açısından sadece sirkülerde yer alan örneklerde mücbir sebep halinden bahsedildiği anlaşılmakta olup zamanaşımı süresi bakımından mükellefler hakkında tereddüt oluşmaktadır.
Ancak yukarıda yer alan örnekten yola çıkarsak meslek mensubunun mücbir sebep halinde olduğu açıkça belirtildiğinden mücbir sebep halinde olduğu 07/02/2022 ve 03/03/2022 tarihleri arasında yer alan günler meslek mensubu açısından normal zamanaşımı süresine eklenerek yeni zamanaşımı süresi bulunabilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken husus beyanname verme süresi 15 gün uzarken zamanaşımı süresinin mücbir sebep hali olan 07/02/2022 ve 03/03/2022 tarihleri arasında yer alan günler kadar uzayacağıdır.
5.2. Meslek Mensubunun Doğum Yapması
İlgili sirküler kapsamında meslek mensubuyla sözleşmesi olan mükelleflerin mücbir sebep olarak sayılacağı dönem tespiti şu şekilde yapılmıştır. Buna göre:
- Doğumun, planlanan doğum tarihi dikkate alınarak tespit edilen çalışılamayacak üç haftalık sürenin başladığı tarih ila planlanan doğum tarihi arasında gerçekleşmesi durumunda, çalışılamayacak üç haftalık sürenin başladığı tarih ila doğum tarihini izleyen 15 inci gün arasında,
- Doğumun, planlanan doğum tarihinden sonraki bir tarihte gerçekleşmesi durumunda, planlanan doğum tarihi dikkate alınarak tespit edilen çalışılamayacak üç haftalık sürenin başladığı tarih ila doğum tarihini izleyen 15 inci gün arasında,
- Doğumun, planlanan doğum tarihi dikkate alınarak tespit edilecek çalışılamayacak üç haftalık sürenin başladığı tarihten önceki bir tarihte, erken doğum olarak, gerçekleşmesi durumunda, doğum tarihi ila doğum tarihini izleyen 15 inci gün arasında,
İlgili mükelleflerin mücbir sebep halinde olduğu kabul edilecektir. Bu kapsamda, mücbir sebep dönemi içerisinde verilmesi gereken beyanname/bildirimlerin verilme ve bu beyanname/bildirimlere istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri, mücbir sebep halinin sona erdiği tarihi takip eden günden itibaren 15 inci günün sonuna uzatılmış sayılacaktır. İlgili sirkülerde yer alan bir örnek ise şöyledir:
Örnek 3: Bolu Defterdarlığı Bolu Vergi Dairesi Müdürlüğü mükelleflerinden meslek mensubu Bayan (C) tarafından ilgili vergi dairesine verilen S/2/2022 tarihli dilekçe ile çalışılamayacak üç haftalık sürenin başlangıç tarihinin 8/2/2022 tarihi ve planlanan doğum tarihinin ise 1/3/2022 tarihi olduğunu belirten belge/rapor ibraz edilerek 213 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca kendisi ve beyanname/bildirimlerini vermekte olduğu mükellefleri açısından mücbir sebep hali uygulanması talebinde bulunulmuştur.
Daha sonra meslek mensubu tarafından verilen 2/3/2022 tarihli dilekçe ile söz konusu doğumun planlanan doğum tarihinden önceki bir tarih olan 28/2/2022 tarihinde gerçekleştiğini belirten belge/rapor ibraz edilmiştir.
Buna göre, meslek mensubunun 8/2/2022 ilâ 15/3/2022 tarihleri arasında mücbir sebep halinde olduğu kabul edilecek ve meslek mensubunun kendisinin ve çalışılamayacak üç haftanın başladığı tarih (8/2/2022) ile doğum tarihi (28/2/2022) itibarıyla geçerli olan “Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi” uyarınca beyanname/bildirimleri bu meslek mensubunca verilen mükelleflerin mücbir sebep dönemine ilişkin verilmesi gereken beyanname/bildirimlerinin verilme ve bu beyanname/bildirimlere istinaden tahakkuk eden vergilerinin ödeme süreleri, mücbir sebep halinin 15/3/2022 tarihinde sona erdiği dikkate alınarak 30/3/2022 günü sonuna kadar uzayacaktır.”
Bu örnekte de yine meslek mensubu 08/02/2022 ve 15/03/2022 tarihleri arası mücbir halinde yer aldığından bu tarih aralığında yer alan günler kadar zamanaşımı süresi uzayacaktır.
6. Mücbir Sebeple Karıştırılan Bir Durum: Zor Durum Halinde Mühlet Verme
Mühlet verme VUK’un 17. maddesinde açıklandığı üzere mükelleflerin zor durumda bulunmaları nedeniyle vergi muamelelerine ilişkin ödevleri süresi içinde yerine getiremeyecek olanlara, kanunî sürenin bir katını, kanunî sürenin bir aydan az olması halinde bir ayı geçmemek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığınca verilen süredir.
Mühlet verilebilmesi için; mühlet isteyen sürenin bitmesinden evvel yazı ile istemde bulunmalı, istemde gösterilen mazeret, mühlet verecek makam tarafından kabule layık görülmeli ve vergi alacağı tehlikeye girmemelidir.
Mühlet vermede mükellefe vergi muamelelerini yerine getirebilmesi için belli bir süre
verilmekle birlikte bu sürenin zamanaşımına etkisi bulunmamaktadır.
Özellikle bu hususta karıştırılan durum meslek mensuplarının ağır hastalık ve doğum hali ile kendisinin veya yakınının vefatı halinde sürelerin uzaması hususudur.
Vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır hastalığı bulunan veya doğum yapan meslek mensuplarının 30/11/2021 tarih VUK-137/ 2021-5 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirkülerinde mücbir sebep halinde oldukları belirtilmiş olup 15/10/2019 tarih 118/2019-8 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirkülerinde ise kendisi veya yakını vefat eden meslek mensuplarının beyanname/bildirimlerini verdiği mükelleflerin zor durum hükümlerinden faydalandırılması hükmü yer almaktadır.
İlgili sirkülerde meslek mensubunun kendisinin ve ya yakınının vefat etmesi ve vefat tarihi itibarıyla beyanname/bildirimin verilme süresinin bitimine 7 gün ve ya daha az süre kalmış olması durumunda, yakını ve ya kendisi vefat eden meslek mensubu tarafından beyanname/bildirimleri verilen mükelleflerin mezkûr beyanname/bildirim verilme süreleri ile bunlara istinaden tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin son günü, bunların verilmesi gereken sürenin son gününü takip eden günden itibaren 7 gün uzayacağı belirtilmiştir. Yine ilgili sirkülere göre Meslek mensubunun eşi ve çocuğu ile kendisinin veya eşinin ana, baba ve kardeşi meslek mensubunun yakını olarak kabul edilecektir.
Sirkülerde yer alan örnek ise şöyledir:
Örnek 1: Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Keçiören Vergi Dairesi Müdürlüğü mükelleflerinden SMMM Bay (A) 20.11.201S tarihinde vefat etmiştir. Bay (A)’nın vefat ettiği tarih itibarıyla, beyannameleri Bay (A) tarafından verilen mükelleflere ait KDV ve muhtasar beyannamelerin verilme süresinin bitimi olan 2c.11.201S tarihine 7 günden az kalmış olması nedeniyle, 2c.11.201S tarihine 7 gün eklenecek ve söz konusu beyannameler 03.12.201S tarihine kadar verilecek, tahakkuk eden vergiler yine 03.12.201S tarihine kadar ödenecektir.”
Yukarıda yer alan örnekte konu bir mücbir sebep hali sayılmamış olup zor durum hali olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle tarh zamanaşımı bakımından VUK’un 114. maddesinde yer alan hükümlerin uygulanacağı tabiidir.
7. Sonuç
Zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının ortadan kalkmasını ifade etmektedir. Bu durum hazineye karşı sorumluluğu bulunan Gelir Uzmanları için önem arz etmektedir. Sonuç itibarıyla zamanaşımını etkileyen birçok özellikli durumun olduğu görülmektedir. Gelir Uzmanlarının zamanaşımı süresi ve özellikli durumları dikkate alarak vergi ve cezaların zamanında tarh ve tebliğ edilmesini sağlaması açısından mevzuat hükümlerine hakim şekilde sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği açıktır. Bu durum, hem yüksek sorumluluğu bulunan Gelir Uzmanları için bir garanti hem de hazine zararının önlenebilmesi açısından bir gereklilik hükmündedir.
Rahman Demirel
Gelir Uzmanı
Kaynakça
15/10/2019 tarih 118/2019-8 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri
30/11/2021 tarih VUK-137/ 2021-5 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirküleri
Değirmenci, A. (2024). Türk Vergi Sistemi Konu Anlatımı. Kitap Dostu Yayınları
Kurumlar Vergisi Kanunu Vergi Usul Kanunu
Bu sayfada yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlıdır. VergiMevzuat.com profesyonel bir tavsiye veya hizmet verme amacı taşımamaktadır. Karar vermeden ve işlem yapmadan önce bir profesyonele danışınız. VergiMevzuat.com sitesinde yer alan bilgilerin üçüncü kişiler tarafından kullanılması sonucu oluşacak zarar, ziyan ve durumdan sorumluluğumuz bulunmamaktadır. Sorumluluk Beyanı için tıklayın.